|
Fen-Edebiyat Fakültesi
yabancı dil bölümlerinde görev yapmakta olan yardımcı doçent ve
öğretim görevlilerinin yabancı dil bilgi seviyeleri hk.
2005.002.010-
Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi yabancı dil bölümlerinde görev
yapmakta olan yardımcı doçent ve öğretim görevlilerinin yabancı dil
bilgi seviyeleri ile ilgili fakülte dekanlığından gelen 27.01.2005
tarihli ve 200-86 sayılı yazı ve ekleri üzerinde görüşüldü.
Yapılan görüşmeler sonucunda; Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi
yabancı dil bölümleri bünyesinde görev yapan yardımcı doçent ve
öğretim görevlilerinin görev uzatımlarında değerlendirilmek, ders
anlattıkları ana bilim dalında yeterli düzeyde dil bilgisine sahip
olduklarını belgeleyerek derslerindeki fayda ve verimliliği
arttırmak ve kendi öz güvenlerini sağlamak amacıyla, 1 Ocak 2006
tarihinden itibaren yapılacak görev uzatımlarında, mensubu oldukları
ana bilim dalında uygulanmakta olan KPDS ve ÜDS sınavlarının
birinden veya bu sınavların uygulanmadığı dillerde, dilin
kullanıldığı ülkede uygulanan uluslar arası bir sınavdan, seksen
(80) puan aldıklarını veya B düzeyinde başarılı olduklarını
belgelemeleri gerektiğine oy birliği ile karar verildi.
İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde Uluslararası İlişkiler Bölümü ve
bu bölüme bağlı anabilim dalları açılması hk. 2005.002.012-
Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Bünyesinde
Uluslararası İlişkiler Bölümü ve bu bölüme bağlı anabilim dalları
açılması ile ilgili fakülte dekanlığından gelen 28.01.2005 tarihli
ve 200-27 sayılı yazı ve ekleri üzerinde görüşüldü.
Yapılan görüşmeler sonucunda; Üniversitemiz İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi bünyesinde Uluslararası İlişkiler Bölümü ve bu
bölüme bağlı Siyasi Tarih, Uluslararası İlişkiler ile Uluslararası
Hukuk ve Örgütler olmak üzere üç anabilim dalı açılmasına ve durumun
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na arzına oy birliği ile karar
verildi.
Kayseri
Atatürk Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümüne bağlı anabilim
dalları kurulması hk. 2005.002.014-
Üniversitemiz Kayseri Atatürk Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümüne
bağlı anabilim dalları kurulması ile ilgili yüksekokul müdürlüğünden
gelen 04.03.2005 tarihli ve 66 sayılı yazı ve ekleri üzerinde
görüşüldü.
Yapılan görüşmeler sonucunda; Üniversitemiz Kayseri Atatürk Sağlık
Yüksekokulu Hemşirelik Bölümüne bağlı aşağıda isimleri belirtilen
anabilim dallarının kurulmasına ve durumun Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığı’na arzına oybirliği ile karar verildi.
Anabilim Dalının Adı
1- İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı
2- Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı
3- Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı
4- Doğum- Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı
5- Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı
Enstitüler
tek ders sınavı hk. 2005.002.016-
Üniversitemiz Enstitüleri tek ders sınavı ile ilgili Sağlık
Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğünden gelen 01.02.2005 tarihli ve 400-29
sayılı yazı ve ekleri üzerinde görüşüldü.
Yapılan görüşmeler sonucunda; Üniversitemiz Enstitülerinde öğrenim
gören öğrencilere 2004-2005 Eğitim-Öğretim yılı Güz Yarıyılı sonu
itibarıyla mezun olmak, yeterlik sınavına girmek, tez dönemine
geçmek veya bilimsel hazırlık programını tamamlamak için devam
şartını yerine getirmek koşuluyla tek dersten başarısız olan
öğrencilere tek ders sınav hakkı verilmesine oy birliği ile karar
verildi.
Üniversitemiz lisans öğrencilerinin lisansüstü programlardan almış
oldukları derslerin Fen Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans ders
yüküne saydırılabilmesi hk. 2005.002.017-
Üniversitemiz lisans öğrencilerinin lisansüstü programlardan almış
oldukları derslerin Fen Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans ders
yüküne saydırılabilmesi ile ilgili enstitü müdürlüğünden gelen
13.12.2004 tarihli ve 500-950 sayılı yazı ve ekleri üzerinde
görüşüldü.
Yapılan görüşmeler sonucunda; Üniversitemiz lisans öğrencilerinin
lisansüstü programlardan ders almalarını düzenleyen esaslar
çerçevesinde, başarılı olunan dersler, lisans öğrencisinin ilgili
enstitüye asıl öğrenci olarak kayıt yaptırması durumunda öğrencinin
ve tez danışmanının isteği üzerine Enstitü Yönetim Kurulu Kararı ile
en fazla üç dersten muafiyetine ve kredi aktarımında
değerlendirilmesine oy birliği ile karar verildi.
Beden
Eğitimi ve Spor Yüksekokulunun 2005-2006 Eğitim-Öğretim yılı
Antrenörlük Eğitimi Bölümü II. Öğretim Programı ile Spor
Yöneticiliği Gündüz Programına öğrenci alımı ve öğrenci kontenjanı
tesbiti hk. 2005.002.019-
Üniversitemiz Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunun 2005-2006
Eğitim-Öğretim Yılı Antrenörlük Eğitimi Bölümü II. Öğretim Programı
ile Spor Yöneticiliği Gündüz Programına öğrenci alımı ve öğrenci
kontenjanı tesbiti ile ilgili yüksekokul müdürlüğünden gelen
11.01.2005 tarihli ve 021192 sayılı yazı ve ekleri üzerinde
görüşüldü.
Yapılan görüşmeler sonucunda; 2005-2006 Eğitim Öğretim yılında
Üniversitemiz Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Antrenörlük Eğitimi
Bölümü II. Öğretim ve Spor Yöneticiliği Bölümü Gündüz Öğretimine
ÖSYM tarafından yapılan ÖSS sınav sonuçları ve özel yetenek sınavına
göre 30’ar öğrencinin alınmasına ve durumun Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığı’na arzına oy birliği ile karar verildi.
Erciyes Üniversitesi Basın Duyurusu Hk. 2005.002.021-
Erciyes Üniversitesi Senatosu aşağıdaki bildiriyi oybirliği ile
kabul ederek, kamuoyuna duyurmayı kararlaştırmıştır.
|
ERCİYES
ÜNİVERSİTESİ SENATOSUNUN
TÜRK VE DÜNYA KAMUOYUNA BİLDİRİSİ |
2005 yılı, asılsız ve sözde Ermeni soykırımı iddialarına gerekçe
gösterilen "Tehcir ve İskân Yasası"nın çıkarılışının 90. yılıdır. Bu
münasebetle Üniversitemiz Senatosu Türk ve Dünya kamuoyunu
aydınlatmak üzere, aşağıdaki bildiriyi yayımlamayı millî ve insanî
bir görev saymaktadır.
Anadolu'da Türklerle Ermenilerin
birlikteliği XI. yüzyılın ortalarında başlamış ve XIX. yüzyılın son
çeyreğine değin, tam bir dostluk içerisinde sürmüştür. Avrupalılar
tarafından Türkiye adı verilen Anadolu'daki halklar, Türkiye
Selçuklu Devleti, Anadolu Beylikleri ve Osmanlı Devleti
dönemlerinde, üzerinde yaşadıkları toprakların efendisi olmuşlar,
temel hak ve özgürlüklerini rahatça kullanmışlardır. Fatih Sultan
Mehmet başkent İstanbul'u üç semavi dinin merkezi yapmış, Ermeni
kilisesi de özgürce faaliyetlerini sürdürmüştür. Ermeniler,
Türklerle mükemmel biçimde bütünleşmiş, Türkçe'yi öğrenmiş ve
benimsemiş, Türkler gibi konuşup yazmış, Türk kültür ve medeniyetine
katkılar yapmış, Osmanlı Devletinin hizmetinde bulunmuş, sadık bir
topluluk olarak yaşamışlardır.
Ne oldu da Ermeniler Devlete ihanet eden
bir topluluk haline geldiler? XIX. yüzyıl, milliyetçilik akımının
Osmanlı Devlet ve toplumunu derinden etkilediği ve sarstığı bir
dönemdir. Ermenilerin de içinde bulunduğu azınlıklar bu akımın
cazibesine kapılarak bağımsızlık amacıyla isyan etmeye
başlamışlardır. Ermeni sorunu Avrupa'nın büyük devletlerinin
kışkırtmaları, teşvik ve destekleriyle bu dönemde ortaya çıkmıştır.
Avrupa ülkelerinde kurulan Hınçak ve Taşnak Ermeni terör örgütleri
Osmanlı topraklarında da örgütlenmişlerdir. Bu ayrılıkçı Ermeni
terör örgütleri Osmanlı Devletinin Asya ve Avrupa topraklarında
yaptığı savaşlarda düşman ordularının safında yer alarak Türklere
karşı savaştıkları gibi, oluşturdukları çetelerle başta Doğu ve
Güneydoğu Anadolu olmak üzere Türkiye'de Müslümanları katletmeye,
evlerini ve köylerini yakıp yıkmaya başlamışlar, hatta saldırılarını
Osmanlı hükümdarına suikastte bulunmaya kadar vardırmışlardır.
İster Ermeni diasporasının maddi
çıkarlarıyla, isterse Türkiye'nin aydınlık geleceğini karartmaya
çalışanların çabalarıyla olsun, sözde Ermeni soykırımını gündeme
taşıyanlar, 1915 yılı öncesine ve sonrasına hiç değinmemekte, ne
Osmanlı arşivindeki belgeleri incelemeye, ne de belge değişiminde
bulunmaya yanaşmaktadırlar. Oysa Ermeni terör ve isyanları daha
1870'li yıllarda başlamış, Millî Mücadelenin sonuna kadar sürmüştür.
Bu dönemde her iki taraftan da çok sayıda masum insan hayatını
kaybetmiştir. Birinci Dünya Savaşında dokuz ayrı cephede emperyalist
ülkeler ve müttefiklerine karşı savaşan Osmanlı Devleti, aynı
zamanda iç cephede de başta Ermeni terör örgütleri olmak üzere
çeşitli ihanet odaklarına karşı savaşmak zorunda kalmış, bu sebeple
"Hükümetin ülke
savunmasına, huzur ve güvenliğin korunmasına yönelik emirlerine ve
uygulamalarına karşı halktan görülecek silahlı saldırı ve
direnişlere fırsat ve imkân vermemek için"
1915 yılında Tehcir ve İskân Yasası'nı çıkarmıştır. Bu yasayla
Ermenilerin bir kısmı ülke dahilinde zorunlu göç ve iskâna tâbi
tutulmuşlardır.
Türk milletine soykırım dayatmasında
bulunmak insaf ve adaletten yoksunluk ve tarihe karşı
saygısızlıktır. Ayrılıkçıların ve destekçilerinin sebep oldukları
facialardan dolayı Türk milletini sorumlu tutmak, Osmanlı Devletine
soykırımcılık isnat ederek Türkiye Cumhuriyetine ve Türk milletine
özür diletmek gayretleri sınırını ve amacını aşmış, ciddiyetten
yoksun, son derece çirkin ve münasebetsiz istekler halini almıştır.
Sözde soykırım iddialarını siyasi bir
malzeme haline getirerek parlamentolarına kabul ettiren ülkeler,
tarihin ve hakikatin sesine kulak vermeden, hakemliğine başvurmadan
Türk ve Ermeni toplumları arasında kin ve nefretin devamına ve
derinleşmesine katkıda bulunmak yerine, konunun bilimsel zeminlerde
tartışılarak sonuçlandırılmasına yardımcı olmalıdırlar.
Türk ve Dünya kamuoyuna saygıyla duyurulur. |