|
Erciyes Üniversitesi Senatosu 14 Aralık 2004 günü toplanarak komşumuz Irak'ta yaşanan olayları ve kadın, çocuk, yaşlı farkı gözetmeksizin masum sivil halkı hedef alan ABD Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü eylemleri görüşerek aşağıda belirtilen değerlendirmeleri ulusal ve uluslararası kamuoyu ile paylaşmayı uygun bulmuştur.
Birleşmiş Milletlerin herhangi bir kararına dayanmaksızın Saddam rejiminin kitle imha silahları ürettiği ve bölge barışını tehdit ettiği gerekçesi ile Irak' a askeri müdahalede bulunan ABD, iki yıla yaklaşan işgal süresi içerisinde bu silahların varlığına dair dünya kamuoyuna hiçbir delil sunamamıştır. Irak' a demokrasi, adalet ve özgürlük getireceğini vadeden ABD, Irak halkını rahatlatacak ve yüzlerini güldürecek bir katkı sağlamadığı gibi, binlerce insanın ölümüne, sivillere ait ev ve işyerlerinin yıkılmasına ve birçok şehrin tahrip edilmesine sebep olmuştur. Felluce Şehrinde, ramazan ayında bile kesilmeyen bombalamalar hala devam etmekte ve her gün onlarca suçsuz kadın, çocuk ve yaşlı öldürülmektedir. Türkmen şehri Telafer'de tutuklamalar yeniden başlamış, Ulusal Muhafız Gücü adı altında örgütlenen ve belli bir etnik gruba mensup olan silahlı güçler, Türkmenlere ait kuruluşları kundaklamış ve tahrip etmiştir. Ebu Gıreyb Hapishanesindeki dünyayı sarsan çirkin işkence olayları hâla devam etmektedir. Basına sızan utanç verici işkence fotoğraflarına her gün yenileri eklenmektedir.
ABD Başkanlık seçimlerinden sonra dozu her gün biraz daha artan bombalama ve sindirme eylemleri, yeni şiddet olaylarına sebep olmakta, terörü biraz daha körüklemekte ve fanatik yeraltı örgütlerinin iştahını adeta kabartmaktadır. Felluce'de henüz bitmeyen olaylar, nüfusunun önemli bir kısmı Türkmen olan Musul şehrine de sıçramıştır. 30 Ocak 2005 seçimleri yaklaştıkça bu terör eylemlerinin artmasından ve giderek bütün bölgeyi sarmasından endişe duymamak mümkün değildir. Haklı bir dayanağı olmayan şiddet ve sindirme faaliyetlerinin mutlaka terör ve anarşi doğuracağı herkesin malumudur.
Yüzyıllardan bu yana Türk kültürünü kucaklayan ve besleyen Kerkük şehri bir barut fıçısına dönmüştür. Belli bir etnik grup bu petrol zengini şehri ele geçirmek istemektedir. Bu olağanüstü gelişme, maalesef ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından da hoşgörü ile karşılanmaktadır. Savaştan önce 700 bin civarında olan bu şehrin nüfusu bugün bir milyonu geçmiştir. Şehrin resmi idaresi, belediyesi, emniyet teşkilatı ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından belirli bir etnik grubun güdümüne bırakılmıştır. Bu haksız uygulamanın 30 Ocak 2005 tarihinde yapılacak seçimlere ve seçimlerin sonuçlarına olumsuz bir şekilde yansımasından endişe duymaktayız.
Erciyes Üniversitesi Senatosu olarak bir taraftan
Felluce, Telafer, Musul başta olmak üzere tüm Irak'taki sivil halka, diğer taraftan da Irak hapishanelerinde tutuklulara yapılan utanç verici eylemleri şiddetle protesto ediyoruz. Her zaman barıştan yana olan Türkmen soydaşlarımızın acılarını paylaşıyor, Irak'ın her yerinde bağımsızlığın, demokrasinin ve adaletin yeşermesi için mücadele veren Irak halkının yanında olduğumuzu Türk ve Dünya kamuoyuna açıklıyoruz. Bu münasebetle, ulusal ve uluslararası bütün kuruluşları duyarlı olmaya çağırıyoruz. |